Ekim 16, 2008

Öksüzdüm.. Yetim de kaldım..

Uzun zamandır hiç bişey yazamadım bloguma.. İş, güç vs derken aylar geçip gitmiş.. Ama gördüm ki bazı insanlar takip ediyorlarmış.. dediler ki “Neden artık yazmıyosun ?” ya blog işte.. yazmasam ne olur ki.. ney eksik olur ki.. diyodum.. Meğerse hayran kitlem bilenem oluşmuş.. :P Bu blogum kişisel blogum, yani kendi düşüncelerimi, hislerimi anlattığım, biraz rahatlamayı umduğum yer.. birilerine gönderme yapmak için de kullandığım oluyor tabii. Birazdan da öyle yapacağım zaten..

Sevgi nedir ? Bilen var mı ?
Eminim hepiniz yani herkes bildiğini söyleyecektir. Bende öyle tabii. Ama yaş gelmiş otuzbeşine.. Bir sürü badireler atlatmışım, iyi güzel günlerim kadar kötü acı günlerimde olmuş. Yani kısaca çocuk değilim ben.. Yaşamışım kendimce bişiiler bende.. Öğrenmişim insanın başına neler gelebilir bu hayatta diye..

Ama, hani bir tabir vardır ya; “kırk yıl yıl düşünsem aklıma gelmez di..” diye.. Ahanda o geldi başıma işte..

Geçen yazılarımda bahsettiğim biri vardı.. Hani ailem istemiyodu gibi şeyler yazmıştım.. Bazı bazı benimde kafamı çelerek ayırmaya çalışıyolardı diye..

Hah işte o kız.. Ben o kızla evlendim.. Ailemin istemediğini bile bile.. Ama iyikide evlenmişim.. Meğerse evlilik ne güzel bişeymiş.. ( tabii evlenenler için..) İyikide evlenmişim.. Rahmetli annem de öyle derdi.. Seviyorsan, mutlu olacağını düşünüyorsan akıllı, anlayışlı, sabırlı ve fedakar biri ise evleneceğim kadın.. Evlen tabiiki derdi. E bende bulunca böyle birini kaçırmadım evlendim.. e ne mi var bunda ?? okuyun abiler.. okuyun..

Baktım kız beni seviyor.. E bende onu seviyorum.. E kız akıllı, anlayışlı vs.. yani bir erkeğin arayabileceği özelliklerin bir çoğu var.. E üstüne güzel mi güzel.. Tek sorun benim ailem istemiyor. Bu ne kadar önemli olabilir benim yaşında birisi için.. hayattan ne istediğini, nasıl istediğini bilen birisi için yani. Ailemdir, zamanla alışırlar.. alışmasalar bile ne napabilirler ki ? yada neden bişey yapsınlar ki.. En fazlası surat yaparlar.. yada görüşmezler eşimle..
Dimi yani ?
Öyle değil işte madalyonun diğer yüzü.. Ben size anlatayım.. siz okuyun..

Zamanında flört ederken, daha doğrusu flört etmeye başladığımızda ailemin fertleri, yani babam, ortanca erkek kardeşim, küçük kız kardeşim tomarla laf etti.. İftira bile attılar.. Direkt olarak olmasada bi ton küfür edildiğini bizzat ben biliyorum.. Başka şahıslarda var da.. çok önemli değiller..
Ben o zamanlar ailemden etkilenmişim ki, ses çıkaramadım bu ağır laf ve hakaretlere.. Çıkardığım tek ses, o öyle biri değil, sonradan pişman olacağınız laflar etmeyin..

Eşim ise bunca edilen küfür ve hakarete rağmen babamın elini öptü, baba dedi. Hatta işler bir ara iyi gitti, kız isteme işini ve nişanı yüzüğünü babam taktı. Çok hazzetmediğini tahmin ediyordum, ama bana olan saygısından ve yapacak bişey olmamasından dolayı siğneye çekiyor dedim. Zamanla tanıyınca eşimi ne kadar anaç bir kişilik olduğunu ve babamın yaşlılığında hiç kimselere bırakmayıp bizzat kendinin bakacak olması (bu arada bu lafları ben değil, eşim evlenmeden önce hatta babamın elini öpmeden önce söylerdi. Samimiyetini ben biliyorum, konuşmalarından ve babama karşı olan hareketlerinden.) babamı zaten ikna ederdi..
Ama nasıl oluyorsa babam bir gün başka, diğer bir gün başka bir kişilik oluyordu.. Sonradan tespit ettim ki, boşanmış kız kardeşim hangi akşam babam da kalırsa yeğenle birlikte, ertesi gün baba bi alem oluyordu. Eee 65 yaşında adam.. etkileniyor tabii aktris kız kardeşimden. Kendisi tiyatro eğitimi almış bir ikizler burcudur bu arada.. Neyse ben bunu biraz geç farkettim ki önlem almaya fırsat bulamadım.
Düğünden bir süre önce kız kardeşimle konuşup , eşimle ilgili sorunları halletmesinin (eğer var ise) herkes için en iyisi olacağını ve benide çok memnun edeceğini anlattım. Bir sorunu olmadığını söylemiş olmasına rağmen samimi bulmadım, zaten o aralar ve öncesinde yaptığı yanlışlar yüzünden bir kaç kere kulağını çekmiş, ailemize ve namusumuza laf getirmemesinin kendisi içinde en hayırlısı olacağı konusunda uyarmış ve tabiri caizse pataklamakla kalmam demiştim!!

Tabii hiç bişey değişmedi.. Zamanla benlede koptu.. artık görüşmemeye başladık. Evi ofisimden yaklaşık 60-70 metre uzakta olmasına rağmen.

2005 senesinin sonunda ben büyük bir işe girdim, bilen biliyor.. Çok iyi paralar kazanıyordum.. Bir ortaklık sayesinde, dahada büyüyecek ve daha da çok kazanacaktım..
2 yıldır konuşmadığım erkek kardeşimle barıştık bu dönemde. Biraz da mali yardımda bulundum. Zaten memnun olmadığını söylediği eski işinden ayrılmak istiyordu. Yurt dışına gidip gerekli anlaşmaları yapıp onu yanıma alacaktım. Hem onu, hem kendimi garantiye alacaktım kendimce. İmza işi olmadan geri geldim.
Bana dediki, başkasının yanında 5 e çalışacağıma senin yanında 3 e çalışırım. E peki dedim tabiikide. Kardeş değilmiyiz..??
İşler ortakmışcasına devam etti.. Paralar geldi gitti.. tabii yeterince çok değildi. Ödemeler bir yandan.. Kardeşim evli olduğu için haneler ayrı.. E tabi birde yanlış para politikası, üstüne üstlük, işimin doğası gereği düzenli gelen bir para yok.. Ne zaman ne geleceği belli olmuyor.. Birde en son büyük balığı bizim ortak refuze edince.. İşler iyice sarpa sardı..
Yanımda olduğu için ortağa ait evi istedi kiraya kardeşim. E maaşını da ben veriyorum nede olsa.. Verdi evi ortak, garanti ise ben.. 2-3 ay sonra kardeşimin bir oğlu oldu.. Özel hastanede doğum isteyen gelin, olmayan para, arabamı satan ben.. Çok kısa bir zaman sonrada yanımdan ayrılmak istedi.. Haklıydı kendince.. Ortada bıraktın beni dedi. Gün yüzü görmedim dedi senin yanına girdiğimden beri. Çoluğum çocuğum var artık benim, senin eline bakamam dedi ve gitti..
Ben ise “bir topan ekmeği paylaşırız”, “5 değil 3 e de çalışırım deyipte 6 ya hatta 7 ye çalışmış” kardeşimin arkasından baka kaldım..
Yanımdan ayrılıp tartışmalar yaşanıp ta tamamen kopana dek, mali değerleri ciddi meblağlar tutan bir çok ıvır zıvırıda yanında götürmüş. Bazılarını sattığını söyledi.. Bazılarını ise halen kullanıyor.
Bugün itibari ile 19 ay olmuş kardeşim eve taşınalı.. ilk iki ay yanımda idi, sonrasında ise ayrılmış.. Hiç kira derdi olmadı. Şehiriçinde, deniz manzaralı, havuzlu bir apartmanda çatı katı dubleksinde halen oturuyor..

Son tartışmalarımızın birinde demiştiki;
Ben senin yanına geldiğimde bir tek küçük motorum vardı.. Ayrılıyorum.. halen küçük bir moturum var.. Sen ise bu zamana kadar 2 motosiklet, 3 araba sattın..
Evet, sattım.. O gün itibari ile hiç bişeyim kalmamıştı.. Ne arabam, ne motorum nede param kalmıştı. Ve halen aynı bekar evimde bir kaç eşyam ile oturuyordum..

Aradan 5-6 ay geçti.. Yine güzel bir iş sonunda yüklü bir miktar para kazandım. Borçlarımı ödedim, çok güzel bir araba aldım. Bu arabayı babamın üzerine yaptım. Hatta 1 ay sonra da birde işte kullanmak için bir araba daha satın aldım. O arabayı da babamın üstüne yaptım. Babam o arabaya biniyor bende kendi arabama. Babam o kış bir işte bana yardımcı oldu, zaten hep yardımcı oluyordu. Ama bu tadilat işi bütün kışı aldı. 3-5 kuruşda olsa çorbamız kaynadı. Babamdan mali destek alıyordum zaten. Kredilerini, kredi kartlarını kullanıyor ödüyor tekrar çekiyordum. E tabi emekli maaşından pek fazla kalmıyordu kirası için. Bende üstünü tamamlıyor, elektrik, digitürk, telefon vs giderlerinin haricinde de elden geldiğince harçlık niyetine azda olsa para veriyordum. İçki içmeyi sever babam.. e kız arkadaşıda yabancı olunca, içki parasınıda ekleyin üstüne.. Zorlandığımız da oluyor bollandığımızda. Dedim ya.. benim işte para çok düzensiz gelir..

Yaz sezonuna girdiğimizde ben artık evlenmek istiyordum. Yaş olmuş 35, çocuk yapmak için öyle uzuun mu uzun yıllarım yok önümde. Mali duruma göre çocuk yapılmayacağınıda öğrenmiştim artık. Herşey bir yana seviyordum eşimi. Hemde çok. Biz zaten mutluyduk. Sorunlarımız da artık batmaya başlıyordu. Sorun ne miydi ?
Benim ailem..
Evlenmem bütün bu sorunlarıda temizleyecekti. En azından artık aile olacak ve laf etme şansları kalmayacaktı. Etseler bile bir anlam ifade etmeyecekti.
Bu arada eşimin aileside şeker gibidir.. Allah var.. Bu güne kadar gıkları çıkmadı.. Hep, sen bilirsin oğlum.. Biz elimizden geldiğince arkandayız.. Tek bir dilekleri var.. kızları mutlu olsun.. Ve o yüzden de gereken ne ise yapıyor ve ona göre davranıyorlar..

Biz başladık düğün hazırlıkları yapmaya.. Bir olacak, bir olmayacak.. Şu para gelirse söyle bu gelmezse şöyle.. Bir türlü denk gelmiyor hesap.. İşler de pek iyi gitmiyor..

Hanım dedi ki.. Hayatım; ne ev, nede mobilya nede başka birşey istiyorum. Güzel bir düğün yap başka bişey istemem..

Ya ben ondan çok istiyorum çok güzel bir düğün yapmayı.. Tamam ozaman dedim.. 08.08.08 tarihinde evlenelim.. Ben mutlu o benden mutlu.. Hanımın ailesi mutlu.. Benim baba değil.. E adamın parası yok.. Kredisi yok.. (ben kullanmışım hepsini). Allah var.. Babamdan düğün için bir lira istediysem.. yada o verseydi bile ben almazdım. Nitekim de öyle oldu zaten.

“Rüya gibi bir düğündü..” diyor herkes.. Çok güzel olduğunu söylüyor arkadaşlar.. Biz hernekadar pek bişey hatırlayamıyor olsakta, bize öyle diyorlar..

İnsan kendi düğününü hatırlamaz mı demeyin.. bir çok detayı kaçırmışız o arada.. ona selam.. buna sabah.. o makinaya gülümse.. bu kameraya el salla.... Güzel di güzeldi.. hatırlıyorum ben..

Gelelim düğünün sonuna.. Unutmak mümkün mü ? keşke mümkün olsa..
Her düğünün sonunda kavga çıkarmış.. yani en azından çoğunda.. Ama bu kavgalar ya çok içen gençler arasında, yada çok içirilen gençler arasında olmurmuş.. muş tabii.. ben nerden bileyim..

Ben kendi düğünümde, babamla kavga ettim. Kavga ettim denmez aslında.. Laf ettim.. ne yumruklaşabildim.. nede küfürleşebildim.. “Aaaa.. çok ayıp..” demeyin.. “ İnsan babasıyla yumruklaşıp küfürleşirmi hiç ? “ demeyin..

Diyosanız zaten gerisinide okumayın.. Ekranın sağ üst köşesindeki x (çarpı) düğmesinden kapatın sayfayı hemen.. hemen..

Düğünün sonlarına doğru kameralar kapanıp siz size kalırsınız ya.. işte o anlarda fotoğraf çekim faslı başlar.. Tüm konu-komşu ve yakın-uzak akrabalarla; ikili, çoklu, yan yana, el ele vs vs vs.. fotoğraf çekilinir.
Eşim dedi ki (ama o dedi, ben düşünemedim o an..) babanla da çekilelim.. el ele, babamın oturduğu masaya doğru gittik, hadi fotoğraf çekilelim dedik. Ana.. ba ba ba.. adam poz vermek istemiyor.. kaçtı gitti masadan.. Biz devam edelim falan dedik artık.. Bir ara masaya gelir gibi oldu tekrardan.. Döndü, kayınpederlerin ve eşimin akrabalarının olduğu masaya doğru.. Bir kaç dangalak laf edip bağırdı.. Eşim de karşılık verdi doğal olarak. E biri cevap verdi ya.. Ortam hazır.. Bastı küfürü ardından eşime, eşimin ailesine.. Tabii şimdi burda yazmayacağım ama.. cinayet sebebi olacak cinsten bu küfürler..
Eşimin ailesi, Allah var, seslerini çıkarmadılar o an.. Hatta sonrasında bile..
Herkes beni , eşimi, eşimin babasını sakinleştirme çalışıyor.. Kısacası herkes birilerini sakinleştirmeye çalışıyor..
Babamda o sırada düğünümün (aslında tabir olarak “kendi düğününün”) içine etmiş olmanın verdiği memnuniyet (!!!) ile arabaya binip gitmek üzere..
Bunca aydır, yıldır eşime dünya kadar laf etmiş olan babam yine paçayı sıyıracak.. yanına kar kalacak ettiği her laf.. Artık o benim karım.. eşim.. hayat arkadaşım.. doğacak çocuğumun annesi..
Çok uzun zaman önce yapmam gereken birşeyi artık yapmaz isem, kendimi adamdan saymayacağım.. Aklım kaçıvermiş o an..
Yardırdım okadar insanın arasından, sıyrılıp dışarıya doğru koşmaya başladım. Bunca lafın edilmişliği bir yana.. sadece o son 5-10 dakikada ettiklerinin hesabını sormaya.. Tabii ne mümkün.. aldılar beni ablukaya.. Damat delirdi mi ? dediler, yoksa kafayı mı yedi acaba ? dediler bilmiyorum..
Akabinde gelişen olaylar, laflar.. küfürler.. Herşey bir yana.. Densiz babamın yüzüne bir kaç laf edebilseydim.. Ama tabii.. Baba demekten utandığım şahsiyet, buna değermiydi bilmiyorum. Değmediğini daha da okuyunca anlayacaksınız. Öyle peşin hüküm vermeyin bence.. Bitmedi daha..

Bu cuma gecesi oldu.. Ordan arkadaşlarımızın zoruyla gittiğimiz barda eğleniyor havası verdik farkında bile olmadan. Sonuçta düğünün öncesinde ve sonrasında okadar yardımı olan, desteği olan, araya giripte o arbede de bir kaç tane yumruk/küfür yemiş olan bir sürü arkadaşımız, dostumuz vardı.. Sağ olsunlar var olsunlar..

Gecenin ilerleyen saatlerinde hani şu ünlü “gerdeğe girme” durumu vardırya.. Giremedik.. Biz “ağlama krizine girdik..” Hatta hiç mi hiç abartmıyorum, uyanıp uyanıp ağladık sonraki iki gün boyunca..

Bize bunları yaşatan densiz babama, kızıyorum doğal olarak.. Bağrışmalar esnasında devamlı söylediğim bişey vardı.. Halen daha söylüyorum.. “Ulan.. İnsan oğlunun düğününde yaparmı bunu hiç.. hemde kendi oğluna.. “ Bir baba oğluna bunu nasıl yababilir demekten alamıyorum kendimi..

Memleketteki anneannem dahil bir çok kişi benim evlenmeyeceğimi, yada çok geç kalıp evlenemeyeceğimi düşünürmüş.. Sevenler, sevindiler benim için diye düşünüyorum.

Akabindeki günlerde babam geldi dükkanıma, kredilerimi, kredi kartlarımı ve tüm borçlarının tamamını kapat !!!
Ben arabamı düğünden sonra satar, evin eşyalarını düzer, kalanıylada ufak bir araba alırım diye düşünüyordum işlerimin devamı için. Ama baba öyle istemiyor.. Özür dileyeceğini düşünürken, yüzünün kızaracağını düşünürken, adamın dediğine bak sen..
Bir darbe daha babadan.. Yapacak bişey yok.. bir kaç gün içinde sattım arabayı öldüm parasına.. Yoksa babam altımdan alırmış.. Onun üstüne ya ruhsatı.. Kafama sıçayım.. Devir mi kötü, babam mı babam değil.. bilmiyorum.. Bildiğim birtek şey var.. eşim haklı çıktı.. Onlardan korkardı.. bizim se bizim adımıza olsun derdi.. Buna rağmen, birlikte en büyük hayalimiz, yıllardır babamın istediği 200E kasa mercedes almak ve babaya süpriz yapmaktı hediyemizle.. Baba, sana araba aldık.. hemde istediğin modelden.. Eşim bunu hep söylerdi.. adamı rahat ettirmemiz lazım derdi.. Ödeyelim adamın kredilerini, biz aç kalsakta biz aç kalırız.. derdi.. Haklı çıktı..

Noterde parayı o teslim aldı.. kendi saydı.. Elletmedi bana.. Çalacam ya ben kendi paramı.. Ordan dedim ki, yürü bakalım bankalara.. Tüketici kredisini ödüyoruz kredi kartı ile birlikte, paralar eksik.. Babamın yüzündeki acınası ifadeyi görmeliydiniz.. Bana bakamıyor.. yardım et diyecek, birde sen hesapla diyecek.. diyemiyor. Ama o demeden ben müdahale ettim memura.. Parayı yanlış saydı çünkü. İlk bankayı hallettik.. Babam yine takındı o sert adam maskesini.. Ama ben biliyorum içini.. içi boş.. Birilerinin gazıyla hareket ettiğinde ki, ne yaptığını bilmezlik..

Kalan para benim.. çok değil ama.. yinede bir süre idare eder beni. Evimin mobilyalarını alamam belki ama, bir kaç aylık kira ve ev giderleri.. kredi kartlarımın asgarilerini felan öder belki. Vermedi parayı.. dedi ki , kız kardeşinin arabasını sattın.. Ona senet vereceksin..

Hoppalaaa..

Tamam kız kardeşimin arabasını sattım ama.. Birde benim hesabı dinleyin bakalım.
3 binlira kredi çeker babam, 2 binlirada eski damat verir.. Damadın bana borcu var.. Onu geçtim.. Bu babamın kredisini, ve diğer benim kullandığım kredileri ödeyip tekrar tek bir kredi haline getirerek babamın eline her ay 150-180 lira daha fazla maaşından kalmasını sağlayan ben.. Sonra akabinde bu laftan 15 dakika önce tüm kredileri kapatan ben..
Nerde borç..?? Her ay yaklaşık 200-300 lira destek çıkan yine ben..
Neymiş borcum kız kardeşimeymiş..
Evlenmeden önce özel emeklilik yaptırdım kızkardeşime.. her ay çekiliyor hesabımdan.. Evlendikten sonra damat üstlenecek bu ödemeleri.. Eh bir kaç ayı üstlendi canım.. Hakkını yemiyeyim çocuğun..
Boşandıktan sonra ise benden habersiz emekliliğini bozdurup parayı alan yine kız kardeşim..
Boşandı.. Ayrı eve çıkacam ben dedi.. Bir ay öder.. bir ay ödeyemez.. Abi para var mı.. var gülüm.. 3-5 ne vardıysa.. Yeni cep telefonu.. 1000 kontürüyle birlikte.. abiden hediye..
Abi ben iş yapacam.. Amerikadan ebay dan makyaj malzemesi alacağım satacağım ben. Sermayem yok ama.. Ayarlarız gülüm..

Şimdi baba diyorki senet vereceksin kız kardeşine. O nakit lazım bana.. Senetleri ödeyecek param yok.. bunu biliyor.. Verdim mecburen 2 parça senet. Tarih yazmadım ama.. Dedim ki.. Param olunca haberdar olursunuz zaten.. Babamın evi 200 metre ötede ofisimden.. Günde 1-2 kez geçer dükkanımın önünden nereye bakacağını şaşıraraktan.

Hiç düşünmedim babamın senede tarihini hemen yazıp bankaya vereceğini.. Ödemeyeceğimi biliyor.. Ne param var, nede satacak bişeyim.. Evimde yiyecek yemek yok desem yeridir.. Düğünde takılan altınlar ile kayınpederden aldığım borç düğünümün ödemelerine anca yetti. Hatta fotoğrafçıya parasını veremedim ki videoları ve fotoğrafları alayım. Bakıp bakıp duygu seli yaşayamadım karımla daha..

Babam ise “düğününü ben yaptım oğlanın..” edalarıya düğün alanında ahkam kesmiş.. Sonradan duyuyorum insanlardan.. Halen daha öyle diyormuş.. “Geliyor kulağıma..”

Bak baba.. Bu düğünü sen yapmadın.. Kayınpederim ve ben yaptım.. diyorum ben.. Halen borcum baki adamcağıza.. Kimbilir nezaman ödeyebileceğim..

Senetlerin bankaya verildiğini öğrendiğim gün, gittim kız kardeşime ve babama çattım. Ulan dedim.. Sen bunu abine nasıl yapabilirsin dedim.. Sana onca yardımım dokundu.. Onca kolladım seni.. bebeğine ne kadar masrafım oldu, sana ne paralar verdim ben.. yazık.. yazık.. Benim haberim yok diye salladı.. Babama da çattım tabii üstüne.. Evindeki ruhsatsız tabanca ile saldırıyordu az daha.. Erkek kardeşim ise üstüme gelerek “öde lan borcunu..” diye bir tabir kullandı bana... Borcum olsa eyvallah.. Ama yok be bilader.. Hem bu arada.. sen bi borcunu öde bakayım.. 19 aylık kira borcunu mesela..

Eşim hakaret davası açtı babama düğünden sonra.. Bari biraz rahatlarım diye.. Bana olan saygısından bişey demedi gidip.. Çatmadı onlara.. Şimdilerde evde icranın gelmesini bekliyoruz sabırla.. Ne yapacaklar diye merak da ediyorum.. Ümidimi yitirdim ben tamamen onlardan yana..

Bu olayları anlattığım herkesin yorumu aynı oldu.. “Sevgileri gerçek değilmiş..” dediler hep..
Yeni evli bir çiftin başına bunlar gelirmi diye sormadan edemiyorum kendime.. Eşim ise bana güvendiğini söylüyor.. Bütün bunları atlatıp onlar olmadan da mutlu olacağımızı söylüyor.. Zaten mutluyuz biz ikimiz.. ve hepde olacağız..

Ama kanıma dokunuyo be.. Valla kanıma dokunuyo.. Utanıyorum babamdan.. kardeşlerimden..

Eşimin ailesi ise bizi bağırlarına bastılar. Halen babama laf etmemi istemiyor kayınpederim.. Geçer bunlar diyor.. Bence geçmez.. bende geçmez..

Bu yazıyı yazdığımda 2 ay 8 gün geçmişti düğünümüzün üstünden. Halen daha duygularımı anlatamıyorum tam olarak.. Kızayım mı.. üzüleyim mi.. sevineyim mi.. bilmiyorum.. Ama sevginin ne demek olduğunu bildiğinizi zannediyorsanız.. bir daha düşünün bence.. yada kimi sevdiğinizi..

Sevgi hakedilmesi gereken bişey oldu artık benim gözümde.. Haketmeyene göstermeyeceksin.. Bu ailenden biride olsa.. Hakedene de vereceksin, göstereceksin.. Canım karıcım.. Seni çok ama çok seviyorum.. Çünkü bu dünyada en çok sen hakediyorsun..

Sözde aileme gelince de; şeytan görsün yüzlerinizi..
Ne ölüye, nede diriye..
Şu lafı asla unutmayın.. gün olur devran döner....

Şubat 27, 2008

Özlediniz dimi beni..

Yine uzun zamandır yazamadım.. Kusuruma bakmayın.. evlilik telaşı aldı başını gidiyor.. Evi kurmak bayağı zahmetli , masraflı ve yorucu imiş.. ehehe.. Hoş, ağırdan almama rağmen stress kısmı bile bi değişik güzelmiş.. Saolsun eşim bir çok işi hallediyor, benden bir adım önde, bazen "ama sen hiç ilgilenmiyosun..!!" diyor, ama haklı. Ben işe güce verdim kendimi, para kazanmak bayağı önemli bu esnada.. Dimi sevgilim..?? :)

Geçen 14 Şubat'ta birlikte yemekteydik, iyi eğlendik, biraz romantik olduk, biraz hüzünlü.. Mekan fazla dolu olduğu için pekde memnun kalmadık ama, olsun.. birlikteydik.. Hemde geçen seneki yerde.. :) Yanlızda değildik , hem komşumuz hemde iyi doslarımız Serkan ve Fulya'da bizlerle birlikteydi.. Hatta bu akşam Ali Sami Yen'deki Galatasaray - Fenerbahçe derbisinide beraber seyredeğiz.. Onlarda bizim gibi, yeni evlilik hazırlıkları yapıyorlar.. Onlarda bizim gibi ilişkilerinin önceki dönemlerinde çok zorluk çekmişler.. Ama bizim gibi aşmışlar.. O yüzden de biraz sempati var aramızda sanırım.. Neyse, Allah aşamayanlara yardım etsin valla..

Bu arada düğün tarihimizde belli oldu, Allah kısmet ederse 08.08.2008 , saat 8 de.. :)))) Yeri şimdilik söylemeyeyim, vakti gelince onuda söylerim..

Hadi bakalım, görüşürüz sonra.. Ben biraz daha para kazanayım..




Eylül 10, 2007

Nerdeen nereeeee?? II

Demişken böyle, farkettim ki bayaa bi zaman geçmiş son yazdığımdan beri.. Ama neler oldu neler bu arada...

Kız kardeşim boşandı.. 2 yaşında oğlı ile birlikte çalışarak yaşıyo şimdi..
Erkek kardeşim bir erkek çocuk sahibi oldu.. Ve yanımdan ayrıldı.. Görüşmüyoruz..
Ben evlendim.. Ama düğünü yapmadım henüz.. :( Kiminle mi ? hehe.. Kiminle olacak..?? Sonuncuyla tabii.. Bi laf vardır.. "Sattığın malın arkasından , boşadığın karının ardından bakmayacaksın..." diye.. O yüzden sonuncusu diyom.. Sildim süpürdüm eskileri.. eskilerde kalanları.. Poşetlemeden çöpe attım hepsini...

Eeee.. Sizde bulsanız benim bulduğum gibi birisini.. emin olun sizde öyle yaparsınız..
Canım Özden'im.. Bidenem.. İyiki varsın.. İyiki seni çekip almışım.. Ve en önemlisi de; İyiki benden vazgeçmeyip beni sabırla beklemişsin.. Kafamı toparlamam.. Etkilerden kurtulmam zaman aldı.. Özür dilerim seni beklettiğim için.. Geldim.. Artık hep burdayım..

Olaylı oldu.. Zaten benim hiç bişeyim normal ve basit olmadı.. olmaz da.. Sanırım biraz benden de kaynaklanıyor bu.. Ama şu an herşey iyi.. Tabii , bizde yaşadık birbirimizi tanırken bazı olaylar.. ama devede kulak bie kalmıyo bizdeki emin olun..
Şimdi evimizi düzmeye başladık.. yavaş yavaş alıyoz eşyalarımızı.. Yuvamızı kuruyoruz artıkın..

Diğer bir yandan da buruğum biraz.. Biladerimle görüşmüyoruz.. Dünyada en çok beni sevdiğini düşündüğüm , hatta emin olduğum biladerim.. Meğerse gururu daha büyükmüş sevgisinden.. O yüzden artık hayatında ben yokum.. Herşey bir yana.. En çok benim mutluluğumdan mutlu olması gereken insan o iken.. o mutlu değil.. Gurur sevgiyi öldürür derler.. Öyle oldu sanırım..
Kendi bacağımdan asılmak istiyorum dedi.. Kolay gelsin.. Bende kendimikinden asılcam zaten. Hadi kolay gele..

Neyse.. bu kadar hüzün yeter.. Hayatımın güzelliğine döneyim..
Dediğim gibi evimizi kurmaya başladık yavaş yavaş.. Bakarsınız buraya da bir kaç foto yüklerim.. Sevgili eşim çok zevkli biri.. doğal olarak ben memnunum hayatımdan..
E hadi görüşürüz..